Okul öncesi dönemde çocukların bedensel, bilişsel, sosyal, psikomotor ve dil gelişimi büyük ölçüde tamamlanmaktadır. Tüm bu gelişim alanlarını desteklemek okul öncesi eğitimin temel amacıdır. Bu rehberlik bültenimizde gelişim alanlarından biri olan sosyal ve duygusal gelişimi ele alacağız.
Sosyal ve duygusal gelişim çocuğun kendini ifade edebilmesi, duygularını kontrol edebilmesi, kendisi ve çevresi ile uyum içinde olabilmesi gibi becerilerin bütünü olarak tanımlanabilir. Sosyal ve duygusal gelişim; çocuğun yaşadığı toplum içinde sağlıklı iletişim kurabilmesini ve kişilik yapısının oluşmasını sağlar.
Çocuklar okul öncesi eğitime başladığında bir sosyal ilişkiler ağının içine girmiş olurlar. İlk ilişkilerini ebeveynleri ile deneyimleyen çocuklar, bu süreçte sosyal çevrelerine akranlarını ve öğretmenlerini de eklemeye başlarlar. Genişleyen sosyal çevre ile birlikte özgüven, kendini ifade etme, paylaşımda bulunma, bireyselleşme gibi sosyal becerilerin gelişimi başlar. Topluluğun bir parçası olan çocuk, bir yandan çevresiyle uyum içerisinde yaşamayı deneyimlerken bir yandan da kendi bireyselliğini oluşturma çabasına girer.
Sosyal becerilerin gelişmesinde ve sosyal davranışların kazanılmasında anne-baba-çocuk ilişkisinin niteliği oldukça önemlidir. Aile çocuğun ilk sosyal çevresidir. Bu nedenle çocuk sosyal becerilere dair ilk bilgileri aile içindeki etkileşim ile deneyimler. Çocuklar okul öncesi dönemde karşılaştığı sosyal deneyimler ile birlikte edindikleri bilgileri, aile içi etkileşim ile oluşan temelin üzerine ekler. Aile içinde kurulan sağlıklı iletişim, çocuğun sağlıklı bir kişilik yapısı geliştirmesini sağlar.